ER MEYDANINDAN İZLENİMLER
(RECEPŞEN)
Sevgili dostlar, aslında bu haftaki yazımızda küresel ısınma ve çevre konusuna yer verecektik. Hatta yazımız da hazırdı. Bu hassas konuyu inşallah sizlerle haftaya paylaşacağım. Biliyorsunuz Bafra’mız, bizi sevindiren iki önemli hadiseye şahit oldu hafta sonunda.
Bizi sevindiren ilk hadise, Bafra Sporumuzun Ordu’dan zaferle dönmesiydi. Bu zaferle on dört yıllık özlem sona erdi. Bize bu sevinci yaşatan sporcularımıza ve hocalarına teşekkür ediyor, onları kutluyoruz. Yıllardır hasret kalmıştı taraftarlar bu sevince. En zor zamanlarında bile takımlarını yalnız bırakmadılar. Geçmişi başarılarla dolu, köklü bir kulüp olan Bafra Spor’un taraftarına da bu yakışırdı doğrusu. Yolun açık olsun Bafra Spor, gönlümüz seninle…
Bizi sevindiren ikinci önemli hadise: Bafra Güreş İhtisas Spor Kulübü’nün ikincisini tertip ettiği geleneksel karakucak güreşleri. İlçemizde böyle güzel ve anlamlı bir organizasyonu yapan Güreş İhtisas’ın başkanı Ruhi Hoca ve ekibine teşekkür ediyor ve seneye devamını bekliyoruz.
27 Mayıs Pazar günü Yazlık Kültür Merkezi’ndeydik.Ata sporumuz güreş ve onunla birlikte oluşan kültür ve geleneğimizi doya doya yaşadık.Hem de davuluyla, zurnasıyla, er meydanıyla, pehlivanlarıyla, cazgırıyla, peşreviyle…Organizasyon güzeldi. İzleyicilerin arasında çok fazla olmasa da genç güreş severler dikkatimi çekti.Güreş sporunun geleceği açısından gözlerim ilk önce onları aradı zaten tribünlerde.Aslında onların sayısı daha fazla olmalıydı. Bu bizim kabahatimiz, onların değil! Demek ki güreşi yeterince sevdirememişiz gençlere.Harika, dolu dolu bir gün oldu.Değişik yerlerden gelen güreşçiler vardı.Yılların usta cazgırı da olunca ortam daha renkli oldu tabi.
Bu tür organizasyonlar yeni nesle kültürel değerlerimizin aktarılması açısından çok önemli. Bu er meydanları yüzyıllardan beri Türk’ün yiğitliğinin, mertliğinin, gücünün tüm dünyaya gösterildiği yerlerdir. Güreş tarihimizde nice yiğitler var. Kel Aliço (26 sene başpehlivanlık yapmış), Koca Yusuf, Adalı Halil Pehlivan, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Samsunlu İbrahim Karabacak, Yaşar Doğu, Bandırmalı Kara Ali, Geçkinli Yusuf Pehlivan ve daha niceleri.
Güreşi izlerken şunları düşündüm. Cazgırın söylediği mana dolu sözler ve çayırda birbiriyle güreş tutan küçük çocuklarımız ve onların peşinden güreş tutan pehlivan ağabeyleri… Gelenek, örf, âdet, kültür böyle yaşatılır işte! O yavrucaklar daha küçük yaşta, gerçek pehlivanlığın rakibi yenmek değil, kendi nefsini yenmek olduğunu öğreniyorlar. Kazananı tebrik etme erdemine erişiyorlar, centilmenlik ruhu kazanıyorlar. Tarihi Kırkpınar güreşlerinin başlangıcından bugüne gelinceye kadar pehlivanlarımızda aslında bu gerçek pehlivanlık anlayışı vardır. Nefsini, öfkesini, kibrini yenemeyen adamdan zaten hiçbir şey olmaz! Kendine yenilen başkasını nasıl yenebilir ki?
Eski pehlivanlarımızdaki milli ruh ve müsabakalarda milletini temsil etme noktasındaki hassasiyetleri günümüz sporcularına örnek teşkil etmelidir. Şimdi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a yazdığı mektubu birlikte okuyalım.
15 Kasım 1931
Ankara
Kurtdereli Mehmet Pehlivan
Seni cihanda ün salmış bir Türk Pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini öğrendim. ‘Ben her güreşte arkamda Türk Milletinin bulunduğunu ve milletin şerefini düşünüyorum.’
Bu dediğini en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla senden ve sözlerinden ne kadar çok memnun olduğumu anlarsın. Çoluk,çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan, ömrünün tam sağlıklı uzun sürmesini dilerim.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Ata sporumuz güreş ve er meydanları yaşamalıdır değerli dostlar. Bu ecdât yadigârı geleneğimizi birlikte yaşatmalıyız, bu bizim boynumuzun borcudur. Bu geleneğin yaşayabilmesi için paraya ihtiyaç var. İş adamlarımız, hayırsever zenginlerimiz bu işe önce gönlünü vermeli sonra da desteklerini. Bu kutlu geleneğe destekçi, moda tabirle sponsor olmak iş adamlarımızın tarihi bir görevidir. Allah onlara parayı, varlığı vermiş; onlar da bu güzel geleneğimizi yaşatmak için harcayacaklar biraz. Veren el, alan elden üstündür daima. Diğer spor dallarına sponsor oluyorsunuz, ne güzel! Tabi ki olmak lazım, ülkemizi her dalda temsil edecek iyi sporculara ihtiyacımız var. Ata sporumuz güreşe gelince öyle geri durmak yok! Er meydanlarındaki o gençler sizlerin desteğine muhtaç! Böyle hayırlı bir işe destek vermekle paranız eksilmez, aksine alacağınız dualarla bereketlenir. Bana hiç kızmayın vallahi. Bu işlerin ne kadar zorluklarla döndüğünü iyi bilenlerdenim, siz de biliyorsunuz aslında.
Haftaya görüşmek dileğiyle, sağlık ve esenlikle kalınız değerli dostlar!
(Bafra Gazetesi Ve bafrahaber.com'da yayınlanmıştır.)
DİĞER YAZILA |