ŞİİRİN SERİN İKLİMİNDE
 

www.recepsen.com


 

Anasayfa

Şiirlerim

Yazılarım

 Eğitim

 Kütüphane

Tarih

Edebiyat

 Eğlence

Çocuklarımız

Misafir kalemler

 Karadeniz'in İncisi:Bafra

Hayat Hikâyeleri

 Gazeteler Ve Haberler

 Fotoğraflar

 Görüşlerinizi Yazın

Site Duyuruları

 İletişim

web tracker

 

 

ŞİİRİN SERİN İKLİMİNDE

(RECEPŞEN)


Değerli dostlar, sizlerle üç tane şiirimi paylaşmak istiyorum yazımın sonunda Ondan önce birkaç hususu zikretmemde fayda var.. Bir ustayla, ustanın eline su bile dökemeyecek çaylağın yazdıkları arasında dağlar kadar fark vardır. Bu anlamda hakkınızı helal edin; bir yıla yakındır burada kahrımızı çektiniz. Bize e-posta gönderen, yazdıklarımıza yorum ekleyen dostlarımız oldu. Buradan herkese teşekkür ediyorum.


Elimizden geldiğince okurken zahmet çekmeyeceğiniz yazılar yazmaya gayret ettik. İnterneti güzelleştirme ve millileştirme çabası içerisinde olduk hep. Yazarken bu şehrin bir evladı olarak, bizi sadece Bafra’da yaşayanların değil, dünyanın değişik yerlerinden insanların okuduğunun farkındaydık ve kılı kırk yardık. Bafrahaber.com ailesi içerisinde, kültürel anlamda yapılan güzelliklere bir katkımız olduysa kendimizi mesut ve bahtiyar addederiz.
Günlük kısır çekişmelerden, politik mülâhazalardan, magazinvâri mevzulardan uzak durduk mümkün olduğunca. Artık yeni şeyler, farklı şeyler söylemek, her gün yenilenmek lazım dedik başlangıçta. Yine de size zahmet vermişsek, sürçü lisan etmişsek affola…


Gelelim şiir bahsine… Şiirsiz bir dünya düşünmek mümkün değil! Şiirsiz bir dünya kapkara zindan ve çölden ibaret olurdu bence. Dünya bir tiyatro sahnesidir ve bizler bu tiyatro sahnesinde oyunumuzu yani rolümüzü icra ediyoruz. Şiirde bu oyunun müziğidir işte.
Bazen öyle oluyor ki, sözler kâfi gelmiyor hislerimizi ifadeye. Belki de böyle hallerde şiir yetişiyor imdadımıza. Bazen bir duygu sağanağı, bazen bir hasret rüzgârı, bazen bir gözyaşı deryası, bazen bir rahmet mevsimi,  bazen bir liman oluveriyor şiir. Bazen de bir musiki, hem de yıllarca bıkmadan, usanmadan dinlenen…


“İnsanlar musikiyi neden sever?” sorusuna Mevlana “Ruhlar âleminde (elest bezminde) Allah ruhlara doğrudan kendi sesiyle hitap etmiştir. O ses o kadar güzel, o kadar latif, o kadar çekicidir ki, ruhlar orada o sese hayran olmuştur. İşte insan, yeryüzünde hep o sese benzer ve o sesin verdiği lezzeti hatırlatan sesleri arama peşindedir.” Şiir de o seslerdendir.


Kısacası şiir, gönül sazının tellerinden dökülen nağme veya başka bir ifadeyle, gönül tezgâhında dokunan paha biçilmez bir eser. Bir ünlü şairimiz, şiirleri için “Onlar benim çocuklarım gibidir.” der. Bu arada şiirin en hası da türkülerimizdedir… 


Şimdi, bu kadar şiir üzerine kelam ettikten sonra bir şiir tavsiyemiz olmalı diye düşünüyorum. Siz Mona Roza’yı okudunuz mu? Hala okumadıysanız bu şiiri mutlaka okuyun. Tabii okuduktan sonra hikâyesini de merak edeceksiniz; benden söylemesi…
Neyse biz kısa keselim; mevzuyu daha fazla uzatmayalım isterseniz. Mevlâna’dan hoş bir cümle ile sözlerimizi noktalayalım. “Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra. “

Allah, gönlümüzü sevgisiz, merhametsiz ve duygusuz bırakmasın. Sevgi varsa, duygu varsa, merhamet varsa şiir vardır zaten. Sevgiyle kalın…

                  
ANNEMİN DİZİNDE

Efsunlu masallar dinleyip yine,
Dizinde uykuya dalsaydım annem.
Düşüme girseydi o derviş dede,
Pamuk ellerinden öpseydim annem.
***
Sen gidince bomboş kaldı mekânlar;
Birer hayal oldu eski zamanlar.
Sevgiyle büyürdü taze fidanlar,
Gül bahçende daim kalsaydım annem.
***
Hayat, yolumuza güller sermedi,
Senin huzurunu eller vermedi,
Sen gideli oğlun düşler görmedi,
Mübarek duanla görseydim annem.
(Recep ŞEN)

YETMEZ Mİ?

Muhabbetten gayra açma gönlünü,
Serini sevdaya koyuver gitsin.
Boş emele heba etme ömrünü,
Saati sevdaya kuruver gitsin
***    
Ehl-i dil olandan kesb-i hâl eyle,
Muhabbet eriyle hasb-i hâl eyle,
Varını paylaşıp kesb-i kâr eyle,
Malını sevdaya veriver gitsin.
***    
Kalsın bir kenarda ince hesaplar,
Sökülüp atılsın yalan esvaplar,
Bundan böyle seni yazsın kitaplar,
Üç günlük dünyayı satıver gitsin.
(Recep ŞEN)

 

MAZLUM AMCA VE YALNIZ YILLAR

Hep gülen yüzüme âşinasınız,
Hanginiz bilir ki ağladığımı?
Gökkubbe altında bir âmâsınız
Kaçınız görür ki çağladığımı?
Yüreğime oturan akşamlarda,
Damarımda kanım donar soğuktan.
Gezer dururum ıssız sokaklarda,
Habersizce dünyanın döndüğünden.
Kaldırımın taşlarını sayarım,
Bir de gökte parlayan yıldızları.
Kimim kaldı dünyada arayayım;
Taşlara kazıdım yalnız yılları.
(Recep ŞEN)

 

(Haber sitesi bafrahaber.com'da yayınlanmıştır.)

DİĞER YAZILAR

------------<<<< o >>>-------------

Copyright © ŞUBAT 2008 DÜZENLEME: RECEP ŞEN