İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR
 

www.recepsen.com


 

Anasayfa

Şiirlerim

Yazılarım

 Eğitim

 Kütüphane

Tarih

Edebiyat

 Eğlence

Çocuklarımız

Misafir kalemler

 Karadeniz'in İncisi:Bafra

Hayat Hikâyeleri

 Gazeteler Ve Haberler

 Fotoğraflar

 Görüşlerinizi Yazın

Site Duyuruları

 İletişim

web tracker

 

 

       İNCECİKTEN BİR KAR YAĞAR

(RECEPŞEN)


İncecikten kar yağıyordu şehre. Bense kendimi kaptırmış yürüyordum bu aheste kar yağışında. Beyaz gelinlik içindeki bu şehre bir başka tutkuyla bağlanmıştım şimdi. Bunca iç karartıcı olaya rağmen şehrin beyaz yüzünü görmek ne güzeldi!


Küçük bir çay ocağı vardı her zamanki yol güzergâhımın üzerinde. Ara sıra uğrar, Bayram ustanın çayını içer muhabbet ederdik onunla. Bugün de o niyetle uğradım. Kapıyı açtım, girdim içeriye. Dilinde dertli bir türkü, çay demliyordu Bayram usta. Öyle dalmıştı ki beni hiç fark etmedi bile.
Köşede cam kenarında bir yer seçtim kendime. Özellikle seçmiştim bu köşeyi. Orta yerde soba küt küt yanıyordu.  Aheste yağan kar taneciklerini seyrederken demli çayım da gelmişti. Hızır gibi yetiştin be Bayram usta!  Senin demli çayın da olmazsa ne yapardık biz?


Şehir henüz ayağa kalkmamıştı. Ne bir araba sesi, ne bir insan sesi vardı. Fırsat bu fırsattı. Hazır havam yerindeyken şiir okuyabilirdim. Çantamdan Yunusu Divanı’nı çıkardım. Bir yudum çay daha içtikten sonra mısraların arasında kayboldum. Şimdi Yunus’la kol kola geziyorduk lapa lapa yağan kar altında şehrin kaldırımlarını. Söz, sözün sultanındaydı artık. Bize susmak ve dinlemek yaraşırdı. O söylüyordu ben dinliyordum:

Ben gelmedim kavga için,
Benim işim sevi için,
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.
...
Gelin tanış olalım,
İşi kolay tutalım,
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.
...
Adımız miskindir bizim,
Düşmanımız kindir bizim,
Biz kimseye kin tutmayız,
Kamu âlem birdir bize.
...
Bir kez gönül yıktın ise,
O kıldığın namaz değil;
Yetmiş iki millet dahi,
Elin yüzün yumaz değil.
...
Yunus Emre der hoca,
İstersen var bin hacca,
Hepsinden iyice,
Bir gönüle girmektir.   
...
Dört kitabın mânâsı,
Bellidir bir elifte,
Sen elif dersin hoca,
Mânâsı ne demektir.
...
Dört kitabın mânâsın,
Okudum tahsil ettim,
Aşka gelince gördüm,
Bir uzun hece imiş.
...
Gönül Çalabın tahtı,
Çalab gönüle baktı,
İki cihan bedbahtı,
Kim gönül yıkar ise.
...

Bizim Yunus, can Yunus! Anadolu’nun lisanı, tapusu can Yunus! Karış karış gezdiğin mübarek Anadolu toprağında senin nefesin saklı. Hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan mukaddes Anadolu toprağına güneş gibi doğmuştun sen. Türk Milletine moral kaynağı olmuştun. Milli bütünlüğümüze zarar veren her türlü sapık, bâtini akımlara karşı Türk Milletini koruyucu bir rol üstlenmiştin. Türk şiirinin banisi ve milli bütünlüğümüzün tutkalı olmuştun. Seninle ağlamış, seninle tebessüm etmiş, seninle tefekküre dalmıştı Anadolu insanı. Bugünlerde sana çok ihtiyacımız var can Yunus! medet Yunusum medet, gel bize sevmeyi öğret!
Bayram usta, çay paramızı al da yola revan olalım artık. Yolcu yolunda gerek.

 

(Haber sitesi bafrahaber.com'da yayınlanmıştır.)

DİĞER YAZILAR

------------<<<< o >>>-------------

Copyright © ŞUBAT 2008 DÜZENLEME: RECEP ŞEN