2008 Yahya Kemal Yılı

Sanatalemi.net’in ilk olarak gündeme taşıdığı “2008 yılının Yahya Kemal Yılı olarak ilan edilmesi” talebi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kabul edildi. Bakanlık, 2008 yılını “Yahya Kemal Beyatlı Yılı” ilan etti. Sitemizin KAYITLAR bölümünde 28 Temmuz 2007 tarihinde yayımlanan “Yahya Kemal’in 50. Yılına Hazırlanıyor muyuz?” başlıklı yazıdan sonra Beşir Ayvazoğlu da Zaman’daki Yahya Kemal konulu köşe yazısında (4 Ekim 2007) “Acaba diyorum, Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2008'i sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yaparak ‘Yahya Kemal Yılı’ ilân edemez mi? Frankfurt Kitap Fuarı'nda da Yahya Kemal için özel bir etkinlik düşünülmelidir. Ertuğrul Günay beyefendinin dikkatine sunuyorum.” satırlarına yer verdi. Ayvazoğlu, Sanatalemi.net’te kendisiyle röportaj yapan Mehmet Nuri Yardım’a da (7 Ekim 2007) aynı temennide bulundu. Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan’ın talebi de aynı doğrultudaydı. Doğan, “2008 Yahya Kemal Yılı Olmalı” açıklamasını yaptı. Doğan, TYB’nin yayın organı tyb.org’da 30 Ekim 2007 tarihinde yayımlanan haberde, 2008’in “Yahya Kemal Yılı” ilan edilmesi konusunda, Kültür Bakanlığı’na başvuruda bulunulacağını, Bakanlığın bu önemli yıldönümünü ihmal etmeyeceğini umduklarını belirtiyordu.
YAHYA KEMAL ENSTİTÜSÜ’NDEN TEKLİF
Ve Ali Pektaş’ın Zaman gazetesinin kültür sanat sayfasındaki haberi (3 Kasım 2007) konunun sıcaklığını korumasını sağladı. Pektaş, “Aydınlar destek veriyor 2008, Yahya Kemal yılı olsun” başlıklı haberinde Yahya Kemal Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kâzım Yetiş’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’na detaylı bir rapor verdiğini belirtiyor ve şu sözlerine yer veriyordu: “Bakanlığın kontrolünde uluslararası ve milli bir sempozyum gerçekleştirilebilir. Sergiler düzenlenebilir ve bu serginin bütün malzemeleri enstitümüzden alınabilir. Okullar arasında şiir ve kompozisyon yarışmaları düzenlenebilir.”
Prof. Dr. Kâzım Yetiş, ayrıca Yahya Kemal’in üç şiir kitabının tek kitap haline getirilip yayımlanacağı müjdesini de veriyordu.
Ali Pektaş haberinde, şair ve yazarlardan da destekleyici mahiyette görüş almıştı. Beşir Ayvazoğlu, Talat Halman, Selim İleri, Zeynep Kerman ve Hilmi Yavuz da bu konuda olumlu görüş belirten edebiyatçılardı.
Haberde, Türkiye Yazarlar Birliği’nin de bakanlık nezdinde müracaatta bulunduğu vurgulanıyor ve D. Mehmet Doğan’ın TYB olarak 2008 yılında yapmayı düşündükleri faaliyetlerden bahsediliyordu.
Sanatalemi’nin medyada ilk olarak gündeme taşıdığı konuya sahip çıkanlardan biri de yazarımız Afşin Selim’di. Selim, 10 Kasım 2007 tarihli Milli Gazete’deki köşe yazısının sonunu şöyle bitirmişti:
“Yahya Kemal Beyatlı’nın beden olarak aramızdan ayrılışının 50. yılında Yahya Kemal Enstitüsü ve Türkiye Yazarlar Birliği, 2008 yılının ‘Yahya Kemal Yılı’ olması için çeşitli girişimlerde bulunmaktadır. Hayırlı olacaktır inşaallah…”
VE MUTLU SON…
Ve bu konudaki sevindirici haber Zaman gazetesinin 1 Ocak 2008 tarihli nüshasında yayımlandı. Abdullah Kılıç imzalı haberde “2008 Yahya Kemal Yılı İlan Edildi” deniliyordu. Haberin spotunda, “Kültür ve Turizm Bakanlığı, Zaman'ın 3 Kasım'daki çağrısı üzerine 2008'i Yahya Kemal yılı ilan etti. Yıl boyunca büyük şairle ilgili uluslararası sergi ve sempozyumlar düzenlenecek.” deniliyordu.
Haberin devamı şöyleydi:
“Zaman'ın 3 Kasım 2007 tarihli haberinde teklif edilen ve edebiyat dünyasının destek verdiği "2008 Yahya Kemal yılı olsun" çağrısına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'dan destek geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2008'i 'Yahya Kemal Yılı' ilan etti. 2008’in, Türk şiirinin en önemli ustalarından biri olan Yahya Kemal Beyatlı'nın ölümünün 50. yılı olduğunu belirten Günay, bu vesile ile büyük şairin daha iyi tanınacağını ve anlaşılacağını umuyor.
Ertuğrul Günay, yıl boyunca üzerinde duracakları kapsamlı projeyi bir cümle ile özetliyor: “Yahya Kemal'i geleceğe taşımak!” Genç kuşaklara Yahya Kemal’i anlatmanın en iyi yollarından birinin de doğum veya ölüm yıldönümleri olduğunu düşünen Günay, onun şiirinin ve düşüncelerinin, bugünün insanında, eski deyişle 'ma'kes' bulacağını belirtiyor. Günay'a, bunu nasıl sağlayacağını sorduğumuzda ise cevabı net oluyor: “Eskiden olduğu gibi çok konuşup az iş yapmayacağız. Beyatlı ile ilgili uluslararası sergi ve sempozyumlar yapacağız, prestij ve armağan kitaplar yayınlayacağız. Doğu-Batı sentezi üzerine, Osmanlı'nın yıkılışı, Cumhuriyet’in kuruluşu dönemlerinde yazmış olduğu önemli yazıları var. Bunlar ışığında bilimsel tartışmalar yapacağız. Şiir kitaplarını yeniden basacağız. Bestelenmiş şiirlerini CD olarak yayınlayacağız. Şiirlerinden yeni besteler yaptıracağız.”
Yahya Kemal'in mekânları belirlenecek
Yahya Kemal'in kıyıda köşede kalmış bir şair olmadığına değinen Günay'ın en büyük dileği, usta şairin yeni ve geniş bir okur kitlesiyle tanışması. “Eğer bunu yapabilirsek kendimizi başarılı sayarım.” diyen Günay'ın anlattıklarına bakılırsa bu yılda sadece yeni neslin Yahya Kemal'i tanımasıyla yetinilmeyecek. Şairin sanat ve düşünce dünyasına nüfuz edilebilmesini sağlamak için de üniversitelerden, şair ve entelektüellerden de yardım istenecek. Günay'ın en çok yardımını beklediği kişiler, edebiyat öğretmenleri. Bakan, eğitimcilerin kendisini yalnız bırakmayacağına inanıyor.
Günay, toplumsal bir hafıza oluşması için hatıraların titizlikle saklanması gerektiğini söylüyor. Bu amaçla Yahya Kemal'in yaşadığı mekânların da belirleneceği müjdesini veriyor: “Bizde ne yazık ki yazar evlerinin bir müze olarak algılanması, kitleler tarafından bilinmesi ve hatta gelen yabancı ziyaretçilere gösterilmesi gibi bir alışkanlık yok. Kafka'nın evine olan ilgiyi gördüğümde çok kıskandım. Yahya Kemal'in müzeye dönüştürebileceğimiz bir evi yok. Ama yaşadığı mekânlarda plaket konulabilir, onunla ilgili bir köşe yapılabilir. Ben Türkiye'de hangi yazarımız, hangi şairimiz nereye, hangi lokantaya, hangi otele giderdi bilmiyorum. Nostaljileri yaşatma kaygımız yok. Bir toplum, hafızasıyla gelişir.”
Geniş haberin devamında Fazıl Say’ın Yahya Kemal’in şiirlerini besteleyeceği belirtiliyordu.
FİKRİN ASIL SAHİBİ VE O YAZI
Aslında 2008 yılının “Yahya Kemal Beyatlı Yılı” olarak ilân edilmesi teklifinin ve projesinin fikir babası kültür adamı Ramazan Bakkal’dı. Daha önce de Yahya Kemal ile ilgili bir çok faaliyetin içinde olan, Türkiye’nin bir çok bölgesinde Yahya Kemal ile ilgili programlar düzenleyen, tiyatro eserleri sahneleyen ve şairi kendi imkânlarıyla gündemde tutmaya çalışan Bakkal, 2007 yılının Temmuz ayının başında Mehmet Nuri Yardım’la görüştü ve fikrini paylaştı. Bu görüşmenin sonunda, Yahya Kemal’in bütün eserlerini neşreden ve hâtırasına sahip çıkan İstanbul Fetih Cemiyeti’nin riyasetinde görüşmeler yapılmaya başlandı. Diğer sivil toplum kuruluşlarının da iştirak ettiği üç toplantının da başkanı Prof. Dr. Kâzım Yetiş Hoca’ydı. Bu toplantılara Ramazan Bakkal da Avrasya Bir Vakfı adına katılıyordu. 2008 yılında Yahya Kemal adına ne gibi faaliyetler yapılacağı uzun uzun konuşuldu. Ve sonuçta aşağıdaki yazıda ayrıntılı biçimde ele alınan görüşler maddeleştirildi. İşte, 28 Temmuz 2007 tarihinde Yeniçağ gazetesinde özeti (Yahya Kemal Yılı, 28.07.2007), Sanatalemi.net sitemizde ise geniş haliyle yayımlanan ve basında ilk olarak 2008 yılının “Yahya Kemal Yılı” ilan edilmesi gerektiğini belirten Mehmet Nuri Yardım’ın yazısı:
“Yahya Kemal’in 50. yılına hazırlanıyor muyuz?
Bu yıl boyunca Mevlâna hakkında çok güzel faaliyetler yapıldı, yapılmaya da devam ediyor. Elbette dünya çapında medâr-ı iftiharımız olan büyük mutasavvıf Mevlâna için ne yapılsa az. Toplantılar, yarışmalar, sergiler, sempozyumlar, kitap ve dergi yayımcılığı, tiyatro oyunları, sinema ve belgelik filmler… Bu faaliyetler aralıksız devam ediyor, etmeli... Basında her gün bir iki tane Mevlâna haberi var. Biz de gazetelerin kültür sanat sayfalarındaki bu sevindirici haberleri iktibas ederek siz değerli okuyucularımıza duyuruyoruz.
Bu sene ayrıca Nihad Sâmi Banarlı’nın doğumunun 100. yılı kutlanıyor. Ocak ayında başlayan faaliyetler yine Aralık ayına kadar devam edecek. Banarlı için toplantılar yapıldı, hakkında talebesi merhum Nermin Suner Pekin’in hazırladığı biyografi kitabı, İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından neşredildi. Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın Temmuz sayısı Nihad Sâmi Bey’e ayrıldı. 13 Ağustos’ta Aşiyan’daki kabri başında yâd edilecek. Ama yaz mevsiminin sona ermesinden sonra Eylül’le birlikte bu faaliyetler, sene sonuna kadar devam edecek.
İbnülemin Mahmut Kemal İnal de vefatının 50. sene-i devriyesi münasebetiyle çok güzel faaliyetlerle hatırlandı. Ama aynı şeyi Ziya Osman Saba için söyleyemiyoruz. Âsaf Halet Çelebi de bu sene doğumunun 100. yılında unutuldu ne yazık ki… Peki niçin bu unutuluşlar, bu hatırlamayışlar neden? Çünkü önceden düşünmüyoruz bunları, bu programları zamanında hazırlamıyoruz. Gün gelip çattığında da “Aaa, bu yıl …….’nın ölüm yıldönümü müydü?” deyip hayıflanıyoruz. Gerçi 2007 henüz bitmiş değil. Daha 5 ayı var bu senenin sona ermesine. Bunun için edebiyat dostlarına, Ziya Osman Saba ve Âsaf Hâlet Çelebi sevenlerine şimdiden hatırlatmada fayda mülahaza ediyorum. Muhtelif toplantılarda Saba ve Çelebi’yi sevdiklerini sıkça söyleyenler, bu yıl onlar için ne yaptı? Bir toplantı düzenleler mi, bir eser kaleme aldılar mı? Hadi bunlar zor, hiç olmazsa haklarında, hayatlarına, fikirlerine veya eserlerine dâir bir yazı yazdılar mı? Bunları bugüne kadar yapılamadıysa henüz iş işten geçmiş değil. Ha gayret…
YAHYA KEMAL’E HAZIRLIK YAPMAK
Millet olarak hâfızamızı diri tutmak zorundayız. Türk milleti olarak büyük değerler yetiştirdiğimiz âşikâr. Ama onları yeni nesillere tanıtabiliyor, duyurabiliyor, sevdirebiliyor muyuz? Bana göre bu konuda biraz ihmalkârız, üşengeciz. Öyleyse tez elden millî hafızamızı yoklama zamanıdır. Ben şimdilik önümüzdeki yıl için büyük şairimiz Yahya Kemal’i düşündüm. Bakalım sizler hangi kültür, sanat ve edebiyat adamlarını hatırlayacak ve bize de hatırlatacaksınız.
Önümüzdeki yıl Yahya Kemal Beyatlı’nın vefatının 50. yılı. Beş ay sonra başlayacak olan bir yıldönümünden niçin şimdi bahsediyorum? Çünkü 2008 yılında hemen hemen herkesin ortak vicdan, ortak akıl ve ortak his sahibi olarak kabul ettiği büyük şairimizin hakkıyla anılabilmesi için hazırlıklara hemen başlanmalıdır da ondan. Valilikler, il Kültür ve Turizm müdürlükleri, İl Özel İdareleri, tiyatrolar ve belediyeler şimdiden hazırlıklara girişmeli ve Yahya Kemal faaliyetleri için şimdiden ödenek ayırmaları gerekiyor.
İstanbul Fetih Cemiyeti ve Yahya Kemal Enstitüsü’nün yönetiminde şimdiden bazı hazırlıklara başlandı bile. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Yeni Türk Edebiyatı Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Kâzım Yetiş, Birlik Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Kahraman, Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Sait Başer, Türk Edebiyatı Vakfı Müdürü Cemal Aydın, Avrasya Bir Vakfı adına Ramazan Bakkal, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Müdürü Recep Arslan, akademisyen Mehmet Samsakçı ve Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı adına benim de aralarında bulunduğum bazı kuruluşların temsilcileri geçen gün bir araya geldik. Yahya Kemal için neler yapılabileceğini konuştuk. Bu toplantıların ikincisi yapıldı, genişleyerek devam ediyor. Bunları saklı tutanın bir anlamı yok. Şimdiden yapılabilecek faaliyetlerle ilgili bazı düşünce ve projeleri açıklamakta fayda var. Böylece hepimiz bir bakıma sesli düşünmüş oluruz. Ola ki, okuyucularımızdan bu konuda destek olmak isteyenler vardır. Hazırladıkları faaliyetlerden bizi haberdar edenler çıkabilir. Veya yapılabilecekler hakkında bize fikirlerini aktarmak, projelerini bizimle paylaşmak isteyenler olabilir. Yahya Kemal’i şimdiden gündeme taşımamız, onunla alakalı yapılacakların mükemmel olmasını amaçlamaktadır. İşte yapılabilecek çalışmalardan bazıları:
* T. C. Hükümeti tarafından 2008 “Yahya Kemal Yılı” ilan edilmelidir.
* Kültür ve Turizm ile Milli Eğitim Bakanlıkları kolları sıvayarak komisyonlar oluşturmalı ve Yahya Kemal için neler yapılabileceği hususunda beyin jimnastiği yapılmalıdır.
* Uluslar arası Frankfurt Kitap Fuarı, 2008 Yılı Onur Konuğu olarak Türkiye’yi seçti. Bundan faydalanarak Türkiye’de artık çok iyi okunan ve sevilen Yahya Kemal, dünyada da en çok tanınan edebiyatçı olması yolunda gayret sarf edilmelidir.
* Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılması (TEDA) Türk Edebiyatının 25 eserini yabancı dillere çevirdi. Bu eserlere Yahya Kemal’in bütün şiir ve nesirleri de eklenmelidir. Beyatlı’nın bütün eserleri İngilizce, Almanca ve Arapça’ya öncelikli olarak tercüme edilmelidir.
* Dışişleri Bakanlığı ve TİKA, Türk Dünyasında Yahya Kemal konulu faaliyetler düzenlenmesi için çalışma yapabilir.
* Kültüre, sanata ve edebiyata hizmetleriyle tanınan sivil toplum kuruluşları İstanbul Fetih Cemiyeti ve Yahya Kemal Enstitüsü’nün yönetiminde büyük bir şiir ve nesir yarışması düzenlemelidir. Maddi değeri yüksek bu yarışma, 1 Ocak 2008’da ilan edilebilir ve 31 Mayıs’a kadar katılım mümkün olabilir. Okullar tatile girmeden sonuçlar açıklanıp tören düzenlenebilir.
* Devlet ve Şehir Tiyatroları ile özel tiyatrolarımız, Yahya Kemal’i anlatan oyunları sahnelemelidir. Bu konuda Şehir Tiyatroları’nda yıllarca oynanan, Sönmez Atasoy’un yazıp oynadığı “Kendi Gök kubbemiz” adlı oyunu sahneye konulmalıdır. Ama arkasından yeni oyunlar da sergilenmelidir.
* Yahya Kemal fotoğrafları ve şiirleri ve özlü sözlerinden oluşan gezici bir sergi tertip edilmelidir.
* Milli Eğitim Bakanlığı İl Milli Eğitim Müdürlüklerine, Yahya Kemal Yılı dolayısıyla bütün okullarda Yahya Kemal konulu faaliyetlerin düzenlenmesi talimatı verilmelidir. Okullarda tiyatro hazırlanabileceği ve konferans ile şiir günleri düzenlenebileceği gibi “Yahya Kemal ve İstanbul”, “Yahya Kemal ve İstiklal Harbimiz”, “Yahya Kemal ve İstanbul”, “Yahya Kemal ve Şiir”, “Yahya Kemal ve Türkçe”, “Yahya Kemal ve Mimari”, “Yahya Kemal ve Musikî” gibi konularda kompozisyon yarışmaları tertip edilebilir.
* Yahya Kemal Beyatlı, sadece ilk ve orta dereceli okullarda değil Türkiye’deki ve KKTC’daki bütün üniversitelerimizde de anılmalıdır. Özellikle Edebiyat Fakülteleri ve bu fakültelerde Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri bulunan özel veya devlet üniversiteleri, Beyatlı hakkında önemli sempozyumlara imza atmalıdır. Üniversitelerimizde şairimizin hayatı, fikirleri ve eserleri üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora tezleri yapılmalıdır.
* Kültür ve sanata değer veren, edebî eserlerle temayüz eden yayınevlerimiz Yahya Kemal’e dâir eserleri önümüzdeki yılın yayın programına almalıdır.
* Gazetelerimiz Yahya Kemal’e dâir tefrikalar hazırlatmalıdır. Meselâ şairimizin nükteleri, edebî kavgaları, dostlukları, muhtelif konular hakkındaki fikirleri ayrı tefrikalar halinde hazırlanabilir. Bu tarz dizi yazıların, görüntülü malzemelerle desteklenmeleri hâlinde büyük ilgi uyandıracağına inanıyorum. Televizyonlar ve radyolar da Yahya Kemal programları için şimdiden ciddi hazırlıklara girişmeli. Radyo yöneticileri, edebiyatçımızın eserlerini “arkası yarın” programlarında okutabilir. Aylık edebiyat sanat dergileri, özel sayılar için şimdiden yazarlarına yazı siparişi vermelidir.
* İstanbul Fetih Cemiyeti, Yahya Kemal Enstitüsü, Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, Türk Edebiyatı Vakfı, Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Türk Ocağı, Birlik Vakfı, Kültür Ocağı Vakfı, Yesevi Vakfı, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, Bilim Sanat Vakfı, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı ile 120 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, Türkiye genelinde konferans, panel, sergi ve diğer faaliyetlerle üzerlerine düşen görevleri yapmalıdır. Şubesi olan kuruluşlar, bütün şubelerinde Yahya Kemal programları tertiplemelidir.
* Bankalar ve holdinglerden bütçelerine kültürel faaliyetler için tahsisat ayıranlar bilgilendirilerek konuyla ilgilenmeleri sağlanabilir.
* Yahya Kemal’in vefat yıldönümünde Aşiyan Mezarlığı’ndaki kabri başında ve Beşiktaş Yıldız Parkı’ndaki heykelinin önünde anma törenleri düzenlenmelidir.
* Yahya Kemal, doğduğu Üsküp’te de muhteşem programlarla anılmalı. İstanbul ve Üsküp arasında gönül köprüsü kurulmalıdır. Yahya Kemal’in doğduğu evin arsasına “Yahya Kemal Müzesi” yapmak isteyen Köprü Derneği’ne Türkiye’deki yetkililer destek olmalıdır.
* Yahya Kemal’in sevdiği şarkılar veya şairin eserlerinden bestelenen eserler kaset ve cd’ler hâlinde hazırlanmalı ve insanımızın istifadesine sunulmalıdır.
* Yahya Kemal’in yıllarca ikamet ettiği Park Otel çevresine bu konuda bir plâket çakılmalıdır.
Yahya Kemal için başka neler yapılabilir? Aklımıza gelmeyen daha bir çok çalışma… Bu düşüncelere katkılarınızı bekliyoruz aziz okuyucular. Unutulmasın ki, Yahya Kemal gibi millî sanatkârlar ömürlerini bu toprak, bu bayrak, bu vatan için adamış yüksek karakterli, ince ruhlu ve yüreği iman dolu âbide şahsiyetlerdir. Öyleyse vefat yıldönümlerinde böyle ulu yıldızları rahmetle hatırlamak ve onları yeni nesillere tanıtıp sevdirmek de bizlere bir vicdan borcudur. Özellikle millî şuura sahip olduğunu söyleyenler için açıkçası bu bir vecibedir, hizmet ve görevdir.” (sanatalemi.net'ten alınmıştır.)