İBRAHİM AKEKMEKCİ YAZISI-recepsen.com


 

 

Anasayfa

Şiirlerim

Yazılarım

 Eğitim

 Kütüphane

Tarih

Edebiyat

 Eğlence

Çocuklarımız

Misafir kalemler

 Karadeniz'in İncisi:Bafra

Hayat Hikâyeleri

 Gazeteler Ve Haberler

 Fotoğraflar

 Görüşlerinizi Yazın

Site Duyuruları

 İletişim

web tracker 

 

 

 

 

 

MİSAFİR

KALEMLER

 

                
         Sevgili   Dostlar ;
         21. yüzyılın  çocuklarını  yetiştirme  gayreti  içerisindeki  eğitimciler , veliler  ve  toplum  olarak bizler  çok   fazla  müdahil  olamadığımız  bir  çağın  içerisinde 
her  ne  kadar  planlı  olmaya  çalışsak ta   adeta  sürüklenip  durmaktayız. Zira  bilim  ve teknolojinin  akıl  almaz  hızla  gelişimi  bizleri de  farklı  etkilerin  içerisinde bazen  çaresiz  bırakıyor. Çocuklarımıza  ne  tam  olarak  örnek  olabiliyor , ne de  onları  aykırı  etkilerden  koruyabiliyoruz. Onlar  medyanın , internetin , oyun  salonlarının  kısaca  oluşan  sanal  atmosferin  içerisinde  yaşamaktalar.
        Sizlere  bu  sözlerim  biraz  karamsar  bir  tabloymuş  gibi  gelebilir. Lakin  gerçekleri  göremez  ve  konuşamazsak  sonuçlar  bizi  daha da  üzecektir.Bu noktada bana “Sayın Öğretmenim :Toplum  olarak  eleştiriyor  fakat  az  çare  üretiyoruz”  derseniz çok da  yanlış  olmaz  herhalde.
        Tarihi  sürece  şöyle  bir  baktığımızda  İlkçağ , Ortaçağ , Yakınçağ’ın  yüzlerce  yılı  kapsadığını  göreceksiniz.Biraz  daha  yakına  Sanayi  çağı , Uzay çağı , Bilgi ve  Enformasyon çağına ( İletişim çağı ) geldiğimizde  ise  çağların  yüzyıllardan  onlu-yirmili  yıllara  indiğini  göreceksiniz.Çağların  kısalması  süreçlerin  hızla  değişmesinden  kaynaklanmaktadır.
        Bilgi  ve  teknolojiye  hakim  üretken  ülkeler  diğer  ulusların  toplumsal şekillenmesini de  kolaylıkla  elinde  tutabilmektedir. Bilgi  kirliliği  had  safhaya  ulaşmış  durumdadır. Bugün inandığı  bir  değer  yargısı  ile  yatan  bir  şahıs  sabah  kalktığında  kendini  farklı, değişmiş  binlerce  bilginin  içerisinde  kuşatılmış  bulabilmektedir. Tam da  burada  Allah  Resulünün “Öyle  bir  çağ  gelecek ki  insanlar  imanlı  yatıp  imansız  kalkacaklar.”  sözünü  duyar  gibiyim.
        Öyleyse  ne  yapmalıyız  kısmında  haddim  olmayarak  fikirlerimi  beyan  etmek  istiyorum :
        Öncelikle  çocuklarımızın kişiliklerine önem vermeliyiz.Onların  birer  değer  olduğunu  unutmamalıyız.Onları  sağlam  kültür  yapısıyla  donatmalıyız.Milletimizin  tarihi  sürecini  iyi  anlatmalı ,Ulu  önderimizin  dediği muasır  medeniyet  seviyesininde  ötesine  geçmek  için  çalışmanın  her  Türk  çocuğunun  görevi  olduğu  bilincini  yerleştirmeliyiz.Gerçek  milliyetçiliğin ülkemize  hizmet  ve  fedakarlıkla  olabileceğini  kavratmalıyız. Ülkemize bilimsel, teknolojik  ve  sanatsal  katkı  sağlayan  her  vatan  evladının  kendi çapında birer kahraman olduğunu da  belirtmeliyiz. Çocukları  ve  gençleri  medyanın  olumsuz  etkilerine  karşı  korumalıyız. Sağlam  bir  inanç  akidesi  ile  donatmalıyız.
        Unutmayalım ki  işe  önce  kendi  özeleştirimizden  başlamalıyız. Çünkü  her  birey  kendinden  sorumludur. Kendi  nefsini  terbiye  edemeyen insan  başkasını ;
kendi kapısının önünü süpürmeyen ev  sahibi de  belediyeden  sürekli  şikayet  etmesin.
       Güçlü  olmanın  yolu  gücü   hedefe  odaklamaktan  geçer. Yoksa  toplum  olarak  kültürel  boşlukta  savrulup  gideriz. Bilinçsiz  milletler  zamanla  bütün  kültürel  özelliklerini  kaybedecek  ve  tarih  sahnesinden  silinecektir. Çünkü  onlar  başıboş  güruh  olarak  kalacaklardır.
        Önümüze  çıkan  çağı  yakalama   fırsatını  kaçırmayalım. Son  noktayı  koymadan  yazıma  anlamına uygun bir  fıkra  ile  renk  katayım:
       Sallanarak  yürümekte  olan  sarhoşun  biri  önüne  çıkan  bir  teneke  parçasına  tekme  atar. İçerisinde  bir  Cin  çıkarak 
    -Emrindeyim  dile  benden  ne  dilersen , der.
    Sarhoş olayı  aymayarak:
    -Özür  dilerim , der.
        Tarih  karşısında  özür  dilememek  için  lütfen  ayılalım.

  
                                                                                                           İbrahim  AKEKMEKCİ
                                                                                                                  Eğitimci

 

HER HAKKI SAKLIDIR I ŞUBAT 2008 DÜZENLEME:RECEP ŞEN I E-POSTAMIZ: recepsen@recepsen.com