HAYDİ GÜZEL DÜŞLER KURALIM
( RECEP ŞEN)
Ağzımızın tadının
bozulduğu şu günlerde size bir dost davetidir bu. Haydi birlikte güzel düşler kuralım. Aranızdan birilerinin “Bu da nerden çıktı
şimdi?” diyerek şaşkın şaşkın söylendiğini duymuyorum sanmayın. Duyuyorum ve onlara inat, düşlerimizi çalmak
isteyenlere inat düşler kurmaya davet ediyorum sizi!
Korkmayın sizin
düşlerinize kimse karışamaz! Eğer böyle bir korku taşıyorsanız geleceğinizden
endişelenmelisiniz. Herşeyinize karışanlar sizin
düşlerinizi de ele geçirmişler demektir. Bu da geleceğinizin kararması anlamına
gelir. Umutlarınız sönmüştür artık. Kuşatılmıştır yüreğiniz haramiler tarafından. Buna izin vermeyin. Örneğin TV ekranının karşısına
geçtiğinizde, abur cubur, kalitesiz bazı yapımlarla ruhunuzu esir almak isteyenlere izin vermeyin. Elinizdeki kumandayla onlara restinizi çekin. Bunun için sizi
inatla düşler kurmaya çağırıyoruz. Teslim olmayın haramilere diyoruz. Hayal
dünyanızın önündeki zincirleri kırmaya çağırıyoruz sizi. Gelin güzel düşler
kuralım birlikte.
Güzel düşlerimizde
çocuklar sahne alsın önce. Onların düşlerine misafir olalım. Çünkü onlar
Güllerin Efendisi tarafından hayatımızın bereketi ve neşesi olarak tarif
edilmişlerdir. O gül tomurcukları olmasaydı ne yapardık biz? Onların bir
tebessümüne canlar feda! Hayatı, canlı cansız herşeyi karşılıksız sevmeyi yaşam kaynağımız melek yüzlü çocuklarımızdan öğrendik.
Onlarla birlikte
kırlarda uçurtmalar uçuralım. Onlarla birlikte tüm mahallenin çocukları
toplanıp yakantop oynayalım . Onlarla birlikte okula gidelim.Onlarla birlikte
öğretmenlerimizin elini öpelim. Onlarla birlikte okul yolunda yaşlı teyzemizi
yoldan karşıya geçirelim. Onlarla birlikte masallar okuyalım. Onlarla birlikte
şiirler yazalım. Her karnımız ağrıdığında, biraz da abartarak annemize nazlanalım.
Yaz tatillerinde
köyümüzün çimenlerinde, ormanlarında, derelerinde doya doya oynayalım. Buz gibi pınarlardan susuzluğumuzu giderelim. Sabahları horoz sesleriyle uyanalım. Sıcacık patıla tereyağını sürererk kahvaltıya
başlayalım. Göldeki ördekleri seyredelim. Kümesin önündeki tavuklara yem atalım birlikte. Şarkılar söyleyelim
kuş sesleri arasında. Kırlarda kelebeklerle koşalım. Demet demet papatyalar toplayalım çiçek deryasından. Taze meyveler koparıp yiyelim
ağaçların dallarından. Gün akşam olup da uykumuz geldiğinde rüyalarımızda devam
etsin bu prıl pırıl dünya.
Traktörün römorkunda
amcalarımız, yengelerimizle yaz rüzgârında ciğerlerimize temiz havayı çeke çeke tarlalara
gidelim. Kara toprağı yakından tanıyarak alın teri ve emeğin ne demek olduğunu
öğrenelim. Saygının, sevginin, ailenin, işbirliğinin ne anlama geldiğini
kavrayalım. Sonra köy çocuklarıyla arkadaş olalım,
oyunlar kuralım. Sahip olduklarımızın kıymetini bilelim ve elimizdekileri
onlarla paylaşmanın hazzına varalım. Hep göz ardı edilen ve bir kenarda
unutulan köy çocuklarıyla çamurlara bata bata okula
gidelim, sıralarına oturalım. Birlikte ders işleyelim onlarla. Resimler yapalım
rengârenk boya kalemlerimizle. Mavi gökyüzü, denizler, uçaklar ve gemiler olsun resimlerimizde. O
gemiler ve uçaklara binip dünya turuna çıkalım. Dünya çocuklarıyla tanışalım, elele tutuşup şarkılar söyleyelim.
Sonra fedakar köy öğretmenlerinin ellerinden öpelim,
onlara teşekkür edelim.
Hani yaşlı dedemiz,
nerede? Sakın unutmayalım onu? Unutursak sonra küser bize, çok ama çok
üzülür. Bakın nasıl da oturuyor masal
ülkesinin şefkatli sultanları gibi baş köşede. Haydi
koşalım, gözlüklerinin altından tebessümle bakarak bize kollarını açan ak sakallı
dedemize. Elini öpelim ve kucaklayalım. Sonra babaannemize sarılalım. İkisinin
arasına oturalım. Dedemiz bize seferberlik yıllarını anlatsın. Eski günlerden
bahsetsin. Masallar diyarına götürsün bizi. Onun dizinde masal dinleyerek
uyuyup kalalım. Onun yanında bulduğumuz
güven ve huzuru başka nerede bulabiliriz ki?
Siz sayın büyüklere
çok basit ve anlamsız gelebilir düş kurma önerisi. İşte sizin yanılgınız
burada! Aslında basit ve anlamsız gördüğünüz bu çocukça düşlerle başlıyor her
şey. Hayat bu
düşlerde, insanlık bu düşlerde. Neden basit ve anlamsız olsun ki düşler?
Bilim insanları, hayatımızı kolaylaştırmak gibi anlamlı ve güzel bir düş
kurmamış olsalardı, yeni buluşlar ve geldiğimiz noktada bugünkü teknoloji olur
muydu? Nasıl basit ve anlamsız görebilirsiniz düşleri?
Çocukça ve masum
düşleri önemsemeyen siz sayın büyükler sayesinde dünya bugün kan, gözyaşı ve
sosyal buhranlar yaşamakta. Keşke bize bıraksaydınız da biz yönetseydik dünyayı
barış içerisinde. Büyük işler, büyük projeler iddiasında olan siz
büyükler, bir yandan çevreyi kirletiyor,
dünyayı yaşanmaz hale getiriyorsunuz. Diğer yandan da minicik ruhların
kararmasına neden oluyorsunuz! Gözünüzü öyle bir hırs kaplamış ki sizin, başka
şeyleri görmenize imkan yok. Bu yüzden bizim çocukça
ve masum düşlerimiz sizin için anlam ifade etmiyor.
Gördünüz mü dostlar,
çocuklar düşlerimize girince neler çıkıyor ortaya? Biz koca koca adamlar ve hanımefendiler, küçükleri hiç düşünmedik ki! Varsa yoksa
formalitelerimiz, merasimlerimiz, paramız, makam ve mevkilerimiz, arabalarımız,
hırslarımız… Biz bunların derdindeyken çocuklarımızın başında kara bulutlar
dolaşıyor. Şiddet, istismar, işkence, kötü alışkanlıklar vb. onları bekliyor sokaklarda.
Dışarısı onlar için güvenli ve huzurlu değil! Hala mı aklımızı başımıza almayacağız?
Biz büyükler güzel
düşler kurmayı unuttuk ve bu hale geldi dünya! Bu sayede birçok güzel
hasletleri ve değerlerimizi yitirdik. Oysaki bu güzel hasletlerdi bizleri yaşatan. Şimdi de
yaşıyoruz ama eskisinden bir farkla, dipdiri meyyit olarak…
Yitirdiğimiz birçok değerin ne kadar farkındayız kendimize soralım. Kirlettiğimiz o tertemiz
havayı bu kış da özleyecek çocuklarımız. Kirli havayı soludukça nefesleri
kesilecek ve öksürecekler. Yani sizin anlayacağınız bu kış da şöyle rahatça bir
kartopu oynayıp, kardanadam yapamayacaklar. Bütün
bunların farkında mısınız bilmiyorum?
Biz güzel düşler
kurmayı unuttuğumuz gün kaybettik sahip olduklarımızı. Düşlerimiz öldü bizden
önce. Böyle olmamalıydı. Onları yaşatmalıydık oysaki. Onları bir gonca gül gibi
büyütmeliydik. Ruhunu şeytana satmış
insanlara inat yaşatmalı ve büyütmeliydik düşlerimizi. Her sabah güzel düşlerle
başlamalıydık yeni güne ve bu düşlerimizi hayata geçirme gayretiyle günümüzü
tamamlamalıydık. Gece yastığa başımızı koyduğumuzda huzuru kalp ile uykuya
varabilmeliydik.
Güzel düşler ve güzel
yarınlar temennisiyle…
03.12.2008
- Bu yazıya yorum yazmak ister misiniz?-
DİĞER YAZILAR
|