Koynuna alır da ısıtır beni,
Ayazda üstüme yorgan geceler.
Söyleşir benimle harfsiz, hecesiz,
Yâr–i sâdık gibi candan geceler.
Rengi hediyedir çeşm-i siyahtan,
Baktıkça yüzüme handan geceler.
Duyulur her yerde sükûtun sesi,
Başka âlemlere seyrân geceler.
Ay girmiş koynuna engin denizin,
Vuslat şarkısıyla şâdan geceler.
Bazen çarşaf gibi, bazen dalgalı
Sefine-i dile liman geceler.
Aydınlanıverir ateş-i aşkla,
Şeyda bülbül gibi nâlan geceler.
Gündüz mü gece mi diye sorarsın,
Derim, ehl-i derde sultan geceler.
(Recep ŞEN)